Kayınpederim, bizim nasıl yaşadığımızı gördüğünde adeta nutku tutuldu.
Muratla, ortak bir arkadaşımızın düğününde tanışmıştık. İstanbula taşındım ve kendime bir iş buldum. Açıkçası, nihayet köyden kurtulmuş olmanın mutluluğu içindeydim. İlişkimiz çok hızlı ilerledi bir sene sonra kızımız dünyaya geldi.
Ama sonra her şey değişti.
Kızımız neden sarışın ve mavi gözlü, seninle benim ikimiz de esmeriz? diye sordu Murat.
Canım, sanırım babana çok benziyor. Aralarındaki benzerliğe bak, dedim.
Beni aptal yerine koyma. Bir çocuk anne ya da babasına benzer, diğer akrabalara değil. Annem de aynı şeyi düşünüyor, kız onun torunu değilmiş diyor.
Muratın annesi Gülizar Hanım, başından beri bana karşıydı. Oğlunu sevmediğimi, sadece köyden kaçmak istediğimi düşünüyordu. Oysa kayınpederim Halil Bey her zaman çok iyi kalpliydi. Eşiyle yıllar önce boşanmıştı; artık başka bir aile kurmuştu fakat Muratı hiç unutmamıştı.
Nihayetinde Murat, eve başka bir kadın getirdi. Eşyalarımı toparlamamı ve hemen çıkmamı istedi. Başka bir seçeneğim yoktu.
Gidecek yerim yoktu. Annemle babam çocuğumla birlikte dönmemi istemiyorlardı. Bir arkadaşımı aradım, beni birkaç gün idare etti. Sonra bir işyerinin sağladığı bir odada kalacak yer buldum ve kızımla oraya taşındık. Ne yazık ki artık cebimde beş kuruş da kalmamıştı.
Bir gün alışveriş yapmak için bakkala girdim, arkadan adımı biri seslendi.
Kızım, nereye kayboldunuz? Sizi bulmak için köye bile gittim, dedi kayınpederim.
Merhaba, sizi görmek çok güzel dedim kısık sesle.
Muratın yaptığı şeyi biliyorum; yaptığına anlam veremiyorum. O da, annesi de aynı… Şimdi nerede kalıyorsun?
Bir oda kiraladık.
Tamam, benim acelem var, hemen çıkmam gerekiyor. Döner dönmez ev işini çözeceğiz. Al, bu sana iki haftalık yeter, dedi ve bir zarf uzattı.
O kadar sevinmiştim ki… En azından yiyecek ve süt alabilecektim.
Kayınpederim bizimle ilgilendi, daha sonra gelip kaldığımız odayı görünce nasıl yaşadığımıza inanamadı. Eşi ise, bizi kabul etmeye yanaşmadı. Buna rağmen kayınpederim başka bir çözüm buldu; bütün birikimini kullanıp kız torunu adına bir daire aldı. Böyle büyük bir hediyeyi reddetmeye çalıştım ama kabul ettiremiyorum. Bunu bana değil, torununa yaptığını söyledi.
Bir ay sonra, ben ve kızım yeni yuvamıza taşındık. Halil Bey, bize mobilyalar ve gerekli eşyaları bile getirdi.
Kızını hemen kreşe verme, anneye ihtiyacı var. Ben yardımcı olurum, merak etme. Şimdiki eşim de sakinledi; o da torununu görmek istiyor, dedi.
Çok teşekkür ederim!
Ağlama kızım, her zaman bana gelebilirsin, yardım etmezsem içim rahat etmez. Zamanla her şey daha iyi olacak, görürsün.
Kızımın böyle iyi bir dedesi olduğu için mutluyum. Ne yazık ki babasında o şansı bulamadı. Ama dedesi tüm imkanlarını bize sundu ve hayatımızı toparlamamızı sağladı.
Yıllar geçti. Ben yeniden evlendim, fakat kayınpederimi hiç unutmadım. Evimize her zaman başımızın üstünde yeri var, biz de onu sıkça ziyarete gidiyoruz.
Şunu anladım ki; bazı insanlar kan bağı olmadan da aile olabiliyor. Gerçekten seven ve destek olan insanlar, hayatımızda en büyük şanstır.




