Neden bize evini vermiyorsun, yakında doğum yapacağım, hem sen de zaten tek başına yaşıyorsun.

Çocukluğumun yarısını ikiz kardeşimle birlikte devlet yurtlarında geçirdik. Sonra annemin ablası yani teyzem, 18 yaşına gelir gelmez bizi yanına aldı. O ve sonra eşi, bizim gerçek anne-babamız gibi oldular, gerçekten onları çok seviyorum ve bize yaptıkları her şey için minnettarım.
18. yaş günümüzde, bizi şehrin tam göbeğinde üç odalı bir apartman dairesine götürdüler. Burası eskiden annemle babamındı, bunca yıl kiraya vermişlerdi. Şimdi, o daireyi satıp, parayı ikiye bölüp, herkesin kendi evini almasını önerdiler. Fikir çok hoşumuza gitti doğrusu. Ev gayet iyiydi, iyi de para ettik. Elime geçen miktarla, tabii biraz da kredi çekerek, güzel iki odalı bir daire aldım. Bir yılda da krediyi ödedim. Sonra başladım tadilata, yavaş yavaş eşyalarımı alıp yerleştirdim.
Anne babamız çok memnundu, oturup yerleştiğim için. Ama kardeşimden endişelilerdi; ona sürekli hayatını nasıl kurması gerektiğini anlatıp duruyorlardı. O ise evi almaya hiç acele etmedi, elindeki parayı pahalı telefonlara, dışarıda yemek yemelere, yurt dışı gezilerine harcadı.
Sonunda teyzem dayanamayıp ültimatom verdi; Ya hemen ev alırsın, ya da artık kendi yoluna bakarsın dedi. Elinde kalanlarla bir ev alması mümkün değildi artık, mecburen oda kiralamaya başladı.
Bu süreçte erkek arkadaşı olmuştu, birlikte yaşamaya başladılar, biraz para biriktirmeye çalıştılar. Ben de onun toparlanmasına sevindim bir yandan. Bu arada işten terfi aldım, anne babama elimden geldiğince yardım ettim, güzel bir tatile çıktım ve harika biriyle tanıştım. Hatta birlikte yaşamayı bile planlamaya başlamıştık.
İlişkimizin başlarında, hepimiz benim evde toplandık bir akşam. O sırada kardeşim büyük bir haber verdi: hamile olduğunu açıkladı. Sonra da başladı uzun uzun anlatmaya Bugünlerde ev kirası el yakıyor, iki kişi çalışsak da zor yetiyoruz, şöyle masraf, böyle masraf… Ben bir türlü ne anlatmaya çalıştığını anlamadım; meğerse lafı bana getiriyormuş.
Evini bana ver. Nasıl olsa yakında doğum yapacağım, sen zaten tek başına yaşıyorsun. Sen teyzenlerde kalırsın, onlarda boş oda da var. dedi.
Ben de gerekeni söyledim: Hayır, dedim. O anda ağlamaya başladı, kocasını da alıp çıktı gitti.
Ondan sonra birkaç defa tekrar aradı, fikrimi değiştirip değiştirmediğimi sordu. Ama ben bu konuda çok netim. O evi ilmek ilmek döşedim, her köşesi için didindim, kazandığım her kuruşu oraya harcadım; şimdi neden hepsini bırakayım ki?
Kendi geleceğini hiç düşünmedi, bu onun sorunu. Benimkiler için savaştığım hayatı kolay kolay kimseye teslim edemem.

Rate article
Lifequest
Neden bize evini vermiyorsun, yakında doğum yapacağım, hem sen de zaten tek başına yaşıyorsun.