Dacha’nın Anahtarlarını Verin, Biz Orada Kalalım: Yeni Yılda Anne Hastalanınca Evde Kaldık, Dostlar …

2 Ocak 2024, Salı

Bugün kendimi biraz karmaşık duygular içinde buldum. Yılbaşı, beklenmedik şekilde evde, sessizce geçti. Annem hasta olunca, ben ve eşim Orhan, tüm planlarımızı iptal edip evde kaldık. Aslında doğrudan kalan biz değil, zorunlu kalan bizdik. Gönül isterdi ki Karsta, köydeki evimizde kutlayalım yılı ama annemin rahatsızlığı buna izin vermedi. Kendi aramızda, ailece, sade bir kutlama yaptık.

Ama en çok bana dokunan, dostlarımız Yasemin ve Melihin burukluğu oldu. Aslında Yılbaşı için beraber bizim köy evine gitmek üzere uzun zamandır hayal kuruyorduk. Annem rahatsızlanınca, son dakika gidemeyeceğimizi söylemek zorunda kaldık. Yaseminle dün telefonda konuşunca biraz içim cız etti. Üç kişi küçük bir apartmanda, Melihin annesiyle, tatsız bir Yılbaşı geçirdiklerini anlattı ve adeta isyan etti.
Yasemin, Melihin annesi 31 Aralıkta bize damladı, Evde kombi bozuk, ben burada kalacağım bir süre dedi! Artık tahammülüm kalmadı, Orhanla boşanırım yeminle! Benim bir suçum ne? diye dert yandı.

Ben de ona hak verdim elbette. Benim de annem ağır hasta, zor bir dönem geçiriyoruz. Elimden ne gelse yardımcı olurum. dedim.

Derken Yaseminin aklına bir fikir geldi. Ayşe, köy evinin anahtarını versene. Orada birkaç gün kalırız, annesiyle hiçbir derdimiz olmaz. Evi de başına bırakır.
İçim bir tuhaf oldu. Hem dostuma üzülüyorum, hem de Orhan buna ne der, bilemiyorum. Ev, kağıt üstünde onun malı. Orhana danışmam lazım, dedim.
Yasemin de Hiç sorun olmaz, her şeyinize çok dikkat ederiz, zarar gelmez dedi.
Ama orada kara var, yollar kapanır diye hatırlattım. Melihin arabası jip, bizim için sorun olmaz, yanıtını verdi. Kombiyle ilgilenmiyoruz, Melih zaten yıllardır ilgileniyor, tamir gerekirse bana bırak.
İkna olmuş gibi hissettim. Orhana danışayım dedim.

Orhan biraz temkinli yaklaştı. İyi fikir mi sence? dedi.
Bence de tam emin değilim, ama Yasemin o kadar perişan ki, biraz nefes almak ihtiyacı var. Bizim de dostluğumuza borcumuz var.
En sonunda, Verelim anahtarı, ama sorun olursa bize bulaşmasınlar, dedi Orhan.

Yasemin bu güveni hemen hissetti. Çok teşekkürler Ayşe! Sizi hep haberdar edeceğim,” dedi ve Melihle yola çıktılar.

Yollar beklediğimiz gibi sıkıntılıydı; kar çok fazla yağmış, jip bile saplandı. Bize tekrar telefon ettiler. Ayşe, napalım şimdi?
Köye geri dönün, yolları açmazlar bu mevsimde! dedim.
Yasemin, Orhanın traktörcü bir tanıdığı vardı, onunla konuşsana? dedi.
Numarasını yolluyorum, dedim.
Aradan yarım saat geçti, Adam telefonu açmıyor, Orhan arayabilir mi? dedi tekrar.
Orhanı zor ikna ettim, nihayet aradı, traktörcü Bir saate gelirim dedi.

O bir saat boyunca Yasemin arayıp durdu, Ne zaman geleceksiniz? diye sorup gerilimi artırdı. Orhan da iyice gerildi, Lütfiye de bu olaydan bana tepki gösterdi.

Sonunda traktörcü geldi, yolu açtı. Ama eve ulaşmak için kazma ve kürekle bile mücadele ettiler. Melih nihayet kapıya kadar karı temizledi. Evin kombisi çalışmıyordu, Melih tamir etmeyi denedi; fakat bir türlü işi çözemedik. Orhan iki saat telefonda talimat verdi ve sonunda eski kombi çalıştı.

Ama Yasemin yine peşimizi bırakmadı. Telefonu her küçük sorunda açtı: Fırın nerede? Hangi tencerede yemek yapılıyor? Ev neden hâlâ soğuk?
Gece Orhanla telefonları kapattık, biraz kafa dinleyelim diye.

Ertesi sabah, onlarca cevapsız çağrı gördüm telefonda.

Aradım, Yasemin panik halde açtı: Neredesiniz siz? Gece neredeyse yanıyorduk, hamamdan duman geldi!”
Şaşırdım, Neler oldu?
Baca tıkalıymış, ayıp! Melih olmasa maazallah yanacaktık! dedi. Banada böyle hamam mı yapılır? Hiç uyarmadınız!
Siz ilk gün hamama girersiniz diye hiç düşünmedim,” dedim. Hamamdan sonra bir de mangal aradılar. Ayşe, mangalınız yok mu? Şiş kebap yapacaktık! dediler.
Bizim mangal eskiydi, attık, dedim.
Keşke söyleseydin! Şimdi ne yapacağız? diye homurdanmaya devam etti.

Bütün bu dertler, beni gerçekten yordu. Orhana aynen aktardım. O da Melih hamamı biliyor, kurcalarken nereye bakması gerektiğini biliyor. Mangal sorununu da onlara bırak, dedi. İsterlerse köydeki marketten tek kullanımlık mangal alsınlar. Bizim derdimiz değil!

Yasemine bunu söyledim, o da anlamış olacak ki birden bizi rahat bıraktı. Anladım ki onlarla ilgilenmekten artık yorulmuşum.

Sonraki gün hiç aramadılar, mutlular sanırım. Biz de kendi hayatımıza döndük.

Tatil bitince annemin durumu düzeldi. Orhan köy evine gitmeye karar verdi, Anahtarı alırım, hem evi kontrol ederim, dedi.

Gitti, döndü ama bombalarla! Surat asık, ateş püskürüyor, detay anlatmıyor.

Bir gün sonra Yasemin aradı, Ayşe, bir uğra, göstereceğim bir şey var, dedi.
Yanlarına gittim, bana bir kağıt verdi.

Nedir bu? dedim.
Köyde yaptığımız tüm masraflar. Traktör, elektrikli kürek, tek kullanımlık mangal, kömür, ızgara teli, üç ampul, hamam için aromatik yağlar

Ve bunları bizimle paylaşmak istiyor. Ayşe, bunları ortak kullanacağız, yarı yarıya paylaşalım diyoruz.

Önce şaka sandım. O kadarına pes! dedim.

Yani eğer mangal olsaydı, markete gitmeyecektik, elektrikli küreği de normalde almazdık. Traktörcü de yol açmazdı, beklerdik. Hamamda şampuan yoktu, onları da aldık
Yasemin, sen biraz abartmıyor musun? Burası otel değil. Elektrikli kürekle mangal senin tercihin, gerek yoktu. İstersen onları götür, bize lazım değil. Aroma yağları, kömür ve ızgara telini de al. Yolu temizletmek senin karardı; bizden ücret isteme. Ampulü değiştirdiysen, parasını ödeyeyim, dedim ve 380 lira gönderdim. Sonra da, sessizce, kalkıp ayrıldım. Telefon mesajlarına artık dönmedim.

Orhan ile birkaç gün sonra köye gittik, dostlarımızın tüm eşyalarını toplayıp kargo ile gönderdik.

Artık köy evine tekrar kendimiz gitmeye başladık. Annem de iyileşti, eskisi gibi hafta sonları kaçıyoruz. Yasemin ve Melih ise evimizi bir daha göremedi. Dostluğumuz da yavaşça sona erdi; iyi niyetle başladığımız her şeye karşı onlar şikayetçi oldu.

Biz iyi niyetle yardım ettiğimiz halde, bana en çok onların nankörlüğü dokundu. Yasemin hâlâ arayıp duruyor. Elektrikli küreği hiç kullanmayacak ama iade için fiş lazım, o da köyde, bende ne işi var! Kendime şu dersi çıkardım: Dostlara anahtar teslim etmek bazen insana büyük dersler veriyor. Bundan sonra çok daha dikkatli olacağım.

Rate article
Lifequest
Dacha’nın Anahtarlarını Verin, Biz Orada Kalalım: Yeni Yılda Anne Hastalanınca Evde Kaldık, Dostlar …