Sevgilimle Aynı Evi Paylaşmaya Başlayınca, Hayatımda Ne Büyük Bir Hata Yaptığımı Anladım

Vaktiyle, yıllar önce, eşim Hatice her zaman çok utangaç bir kadındı. Arkadaşlarımızın arasında sessiz, vakur duruşunu bozmaz; hiçbir zaman ilk sözü söylemez, kendisine bir şey sorulmadıkça konuşmaya başlamazdı. Hatice asla bir tartışma ya da kıskançlık sahnesi çıkarmazdı. Bütün dikkatini bana verir, benden beklentileri olmaz, aldığım her hediyeye minnet duyardı.
Bir yuvamız, herkesin gıptayla baktığı bir evliliğimiz vardı. Aramızda sır yoktu, her işi birlikte çözer, yuvamızı el birliğiyle ayakta tutardık. İşten eve döndüğümde, sofrada buğusu üstünde sıcacık bir yemek, neşeyle gülümseyen eşim ve tertemiz bir ev karşılar, içimi huzur kaplardı. Daha ne istenebilirdi ki?
Ama insanoğlu işte… Bazen elinde olanın kıymetini bilmez. Ben de her şeyimle mutlu olmama rağmen, içimde bir macera arzusu uyanmaya başladı. Çünkü itiraf etmem gerekirse, bir türlü içime sinmeyen tek mevzu eşimle aramızdaki mahremiyet, yani özel hayatımız vardı. Neredeyse hiç yok gibiydi; bu durumdan hiç memnun değildim. Sonunda, şeytana uyup kendime bir sevgili buldum.
Hatice her şeyi öğrendiğinde, yollarımızı ayırdık.
Sevgilimle birlikte yaşamaya başladım ama ne fayda; iş işten geçmişti. Evimiz sürekli dağınık, çalışma dönüşü sofrada sıcak bir yemek yok… Doğru düzgün iki kelime de konuşamaz olduk. Paylaşacak pek bir şeyimiz yoktu.
Sonrasında eski eşime dönmeyi düşünsem de, geç kalmıştım. Meğerse Hatice o arada başka bir adamı sevmiş, gönlünü ona vermiş.
Hayatım boyunca bunu kendime affettiremeyeceğim. Kendi ellerimle hayatımdaki en değerli kadını, Haticeyi kaybettim. Aptallığımın cezasını hâlâ çekiyorum.

Rate article
Lifequest
Sevgilimle Aynı Evi Paylaşmaya Başlayınca, Hayatımda Ne Büyük Bir Hata Yaptığımı Anladım