Bir Arkadaşım, İznimi Almadan Doğum Gününde Bizim Yazlık Evimizde Misafir Ağırlamaya Kalkıştı

Altı yıl önce eşimle birlikte, İstanbula bir-iki saat mesafede, şirin mi şirin bir yazlık aldık. Tadilatının her aşamasını kendi ellerimizle yaptık, bahçeyi düzenledik; her haftasonu ya da en az iki haftada bir mutlaka gideriz.

Açıkçası büyük bir sebze bahçesi kurmadık. Sadece azıcık salatalık, domates, taze otlar, soğan, kabak ve biber ektik. Kalabalık değil, her şeyden biraz biraz Yetecek kadar.

Evi ilk aldığımızda zaten bahçesinde böğürtlen, kuşburnu, frenk üzümü gibi çalılıklar vardı. Bir de bir sürü çilek fidesi Çoğu zaman topladığım meyveleri işe götürür, iş arkadaşlarıma ikram ederdim. Tabi haliyle herkes çok mutlu olurdu.

Bu sene başka bir birimden Aylin adında bir kadın bizim departmana geçti. Son derece nazik ve güler yüzlüydü. O gün de tesadüfen taze çilek getirmiştim. Tabii ona da ikram ettim.

Çileklerin tadını alınca uzun uzun ballandıra ballandıra övdü. Sonra evin nerede olduğunu, bahçesinin nasıl olduğunu detaylarıyla sormaya başladı. Ben de hevesle her şeyi anlattım.

Birkaç gün sonra Aylin geldi ve bana yazlığımızın anahtarını sordu. Kızı ile torunları bir iki haftalığına gitmek istiyorlarmış. Çocuklar temiz hava alsın diye Evde olmayacağımızı, kızının şu an doğum izninde olduğunu, biraz şehirden uzaklaşmasına vesile olacağımı söyledi.

Tabii ki hayır dedim. Aylin biraz bozulduğu suratından belliydi ama başka bir şey demedi.

İki hafta sonra, yine Aylinin departmanından başka bir kadın bana gelerek yazlığımıza nasıl gidileceğini sordu. Sebebini sorunca, Aylinin doğum gününde işteki herkesi bizim yazlığa doğum günü partisine davet ettiğini, herkesin kendi imkânıyla ulaşması gerektiğini söyledi.

Duyunca şaşırıp kaldım.

Sonra gidip Aylinle konuştum. Ne yaptığını sordum.

Aman, ne olacak ki? dedi gülümseyerek. Bir gün doğum günümüzü kutlasak ne çıkar ki? Kimse günlerce kalmayacak. Üzülmezsin herhalde, değil mi?

Üzülürüm tabii Çünkü verdiğimiz emek, uğraş, bahçeye diktiğimiz çiçekler, bakıp büyüttüğümüz çalılar, evimizin düzeni Bunların her biri bizim için değerli.

Üstelik bana önceden haber vermedi bile. Hiç izin de istemedi

Tekrar hayır dedim, o da haliyle yine bozuldu.

Varsın bozulsa da önemli değil. Yıllardır iş arkadaşlarıma bir sürü meyve ikram ettim ama hiçbirinin Aylin kadar arsız olduğunu görmemiştim.

Bugünden sonra, neyi kime, nasıl verdiğime daha çok dikkat edeceğim Çünkü her iyilik karşılıklı olmayabiliyor. İnsanın emeğine ve özeline saygı göstermeyenlere asla prim vermemek gerektiğini bir kez daha anladım.

Rate article
Lifequest
Bir Arkadaşım, İznimi Almadan Doğum Gününde Bizim Yazlık Evimizde Misafir Ağırlamaya Kalkıştı