Çocukluğumda, ben, ağabeyim ve ablam yaşça birbirimize çok yakındık; genelde ablamdan bana kalan kıyafetleri giyerdim. Ablama özel ilgi ve imkanlar tanınırken, ben hep sanki hiç görünmeyen bir gölgeydim. Annemle babam, ablamın eğitimi için ciddi miktarda Türk lirası harcadılar, bana ise kendi başının çaresine bak demekle yetindiler. Derslerimde başarılı olmama rağmen, onlar benim başarılarımı ne görür ne de onlarla gurur duyardı.
Düşük özsaygım zamanla içime yerleşti; hakkımı arayamıyor, kendim için sesimi duyuramıyordum. Hayalimdeki üniversiteye girdim ama ailem başarıma dönüp bakmadı bile. Bunun yerine, eğer burs kazanamıyorsam işe girmemi önerdiler. Onların bu umursamazlığı yüreğimi soğuttu. Yine de yoluma devam ettim, yurda taşındım ve orada ileride eşim olacak kişiyle tanıştım. Okul zamanımda hamile kaldım; nişanlımla evlenmeye karar verdik.
Annemle babam kesin bir buhran yaşadılar; bana çocuğu aldırmamı telkin edip, küfürler ederek, hem maddi hem manevi olarak kapılarını yüzüme kapattılar. Bir yandan, ablam için yeni bir otomobil alarak şaşaalı bir kutlama yaptılar. Desteklerini tamamen kaybetmişken, bir oğlum oldu ve kayınvalidemlerle kayınpederim bize bir daire hediye etti. Annemle babam yeni evimize birkaç kez uğradılar, ama yüzlerinde sıcaklık ya da gerçek bir alaka zerresi yoktu.
Zaman ırmağı aktı, oğlum büyüdü, bir çocuğum daha oldu. Eşim ve ailesinin desteğiyle hayatım güzelleşti. Sonra, bir sabah yine annemin sesiyle uyandım rüyamda; ablamın düğünü için bana kredi çekmemi söyledi. Reddettim. O da, “Artık bizim ailemiz yoksun,” diyerek ardıma bakmadan gitti.
İşte o andan sonra, herkesin yerini bilmesi gerektiğine, kendi sınırlarımı çizmenin ve varlığımı kabul ettirmenin vaktinin geldiğine karar verdim. Yıllarca görmezden gelinmeye ve adaletsizliğe tahammül etmiştim. Gerçek ailenin, kan bağı değil; birbirine sevgiyle kenetlenmiş insanlardan oluşan bir ağ olduğunu, eşim ve çocuklarımla kurduğum yuvayla anladım. Kandırıcı bütün sislerin, peşimde sürüklediğim gölgelerin içinde, artık kendi evimin sıcaklığında hem ben vardım hem de gerçek ailem.




