– Seninle Ne Yapmayı Planlıyorum? “Aramızda hiçbir şey olamaz, bunu anla!” dedi öfkeyle Victoria. “Her gün sana aynı şeyi söylüyorum. Sen bir çocuk gibisin.”

18 Mart

Derya, bekle. Sesi duyunca döndüm. Yine evin önünde Burakın beklediğini biliyordum. Yine mi sen? Bundan hiç bıkmadın mı? Sonsuzluktan beri buradasın! dedim sinirle. Burak usulca elindeki çiçekleri uzattı. Sadece seni görmek istedim.

Çiçekleri isteksizce aldım ve derin bir iç çektim. Seninle ne yapacağım bilmiyorum Burak. Anla artık, aramızda bir şey olamaz! dedim sabırsızca. Her gün aynı şeyi tekrarlıyorum sana. Sanki çocuk gibisin. Başka türlü davranamıyorum, belki bir gün geçer Geçmeyecek, böyle peşimde koşmaya devam ettikçe asla geçmeyecek. Bunu sana defalarca söyledim! Benim için hiçbir şey ifade etmiyorsun! Kızma, yakışmıyor sana. İyi geceler, tatlı rüyalar, dedi Burak hafifçe. Ben de senin sevgilin değilim! diye bağırdım arkasından.

Burak, Deryayı ilk gördüğünde ona âşık olmuştu. Derya bizim okula yedinci sınıfta gelmişti. O günden beri aynı sırada oturduk. Ben de aslında Burakı seviyordum ve hep yan yanaydık. Ama mezun olduktan sonra Derya çok değişti. Burak artık hayatında yoktu sanki. Nasıl olur? diye düşündü Burak. Ne zaman Deryanın başka bir çocukla eve kadar yürüdüğünü görse, yüreği parçalansa da izlemeden edemiyordu. Böyle anlarda kendine Bir daha asla peşinden gitmeyeceğim, diye söz verirdi. Ama ertesi gün ayakları yine Deryanın kapısının önüne götürürdü onu.

Derya da aslında Burakın girişteki bankta oturduğunu adım gibi biliyordu önceden. Belki onu başka biriyle görürse Burak artık pes eder diye umuyordu. Her akşam burada niye bekliyorsun? Birini mi bekliyorsun? Burak başını kaldırdı ve karşısında duran kıza baktı. Saçlarının alev gibi kızıllığını ve yanaklarındaki minicik çilleri hemen fark etti. Gülümsediğinde inanılmaz tatlı görünüyordu. Yanında saçları kadar kızıl bir köpek cıvıldayarak dolaşıyordu. Burak bu kıza biraz yaramaz biri ve köpeği var diye düşündü. Hafifçe gülümsedi:

Beklediğim mutluluk. Ama o burada yok Belki de yanlış yere bakıyorsun Belki biraz dolaşıp aramalısın? Benimle ve köpeğim Toprakla buranın etrafında her gün geziyoruz. Katılmak ister misin? Belki üçümüz de şansımızı deneriz. Burak Deryanın camlarına bir daha baktı, sonra kararlı bir şekilde ayağa kalktı: Biliyor musun, ben de denemek istiyorum.

Derya oldukça şaşkındı. Belki de ilk kez Burakı bankta göremedi. Adımlarını yavaşlattı. Banka göz ucuyla baktı, ama kimse yoktu. Derya, Burakın hep oturduğu bankın köşesine yürüdü.

Boş, diye geçirdi aklından. O anda bir köpek havladı. Sonra uzakta iki siluet gördü. Birazdan onların Burak ve bir kız olduğunu fark etti. Deryanın içini kıskançlık bir anda kapladı. Bu, Burakın ilk defa onu karşılamaya gelmediği akşamdı. Kızın içinde büyük bir boşluk oluştu. Ve yabancı bir kız, Burakı ondan uzaklaştırıp götürüyorduBir an durdu, kalbinde garip bir sızı hissetti. Yıllardır peşinden koşan Burakın yokluğuyla baş başa kaldı. İstemeden gözleri doldu; avuçlarında hala Burakın bıraktığı soluk bir çiçeğin sapını ezdiğini fark etti. Tam o sırada, o kızın kahkahası uzaktan rüzgârda çınladı. Burakı ilk kez hafif adımlarla, omuzları dik, gözlerinde yepyeni bir ışıkla yürürken gördü.

Derya derin bir nefes aldı. Hayatında ilk defa, yoluna çıkan rastlantının Burakı sürüklediğine şahit olmuştu. Belki de herkesin beklediği mutluluk gerçekten bir başkasının gözlerinde gizliydi. Derya, elindeki çiçeği bankın üzerine bıraktı, sessizce yüzünde buruk bir tebessüm belirdi. Kendi yoluna gitme zamanıydı artık. Koşarak uzaklaştığı eski günlerin ardından, yaşamın kendi sessiz mucizelerine inanmaya karar verdi.

O akşam, Burak parktaki bankın yerine başka bir bankta, yeni arkadaşı ve Toprak ile gülerek oturdu; gökyüzü, ilk defa bambaşka renkteydi. Herkes biraz değişmiş, büyümüştü. Ve kim bilir, belki de asıl sonsuzluk, beklenmedik bir anda başlayan yeni bir hikâyeydi.

Rate article
Lifequest
– Seninle Ne Yapmayı Planlıyorum? “Aramızda hiçbir şey olamaz, bunu anla!” dedi öfkeyle Victoria. “Her gün sana aynı şeyi söylüyorum. Sen bir çocuk gibisin.”