Üvey babam, üvey kızını ve torununu bana ve anneme getirdi.

Annem 11 yıl önce yeniden evlendi. Üvey babam Mehmetin önceki evliliğinden Ayşen adında bir kızı vardı, o zamanlar 14 yaşındaydı. Mehmet bir efendilik yaptı, eski ailesine evini bıraktı, tapudan da feragat etti; sonra annemle bana geçen, rahmetli babamdan kalma apartman dairesine taşındı. Mehmetin kızıyla bağlantısı yoktu, Ayşen kendisi babasını görmek istemiyordu zaten. Nafakayı yatırıyor, başka bir şey yaptığı yoktu; kızının hayatıyla ilgisini tamamen kesmişti.

Mehmetle aramız hiçbir zaman dizi gibi olmadı, öyle canım üvey babam diye sarılacak kadar bağ da kurmadık. Adam bağırmaz, dövmez, bana kalk ders çalış diye de zırt pırt dırdır etmezdi. 16 yaşında koskoca kızdım, artık bana şekil verecek hali de yoktu. Onlarla üç yıl kaldım, sonra evlendim, çocuk sahibi oldum. Evden taşınmak zorunda kaldım çünkü annemle Mehmet, eşimi eve almaya yanaşmadı: Bir yabancıyla aynı çatı altında yaşamayız, dediler, eşimi istemediler.

Eşimle annemin arasındaki ilişki en başından yokuş aşağı gitti. Mehmetin ise kiminle evlendiğim umurunda değildi, o hiç aramıza karışmadı. Annem torununa bakmada ilk yıllar elini esirgemedi. Ama son dönemde bir telefon açıp rica ettim, Anne, oğlumu anaokulundan alsana bugün, dedim. Ne dese beğenirsin: Kusura bakma kızım, bugün Mehmetin torununa bakmam lazım.

Daha orada jeton düştü. Benim üvey babamın bir kızı vardı ya, o doğurmuş demek, ondan da bir torun var ortada. Neyse, yutkundum, ses etmedim. Ama olay orada bitmedi, içime kurt düştü. Dayanamadım, el altından habersiz gidip eve bakayım dedim.

Evde kimsecikler yoktu. Odada beşik var, yerlerde bebek kıyafetleri. Kendi odamda da yorgan pırtık pırtık. Anemi aradım, Nedir bu işler? dedim.

Ayşen bizimle yaşıyor. Mehmetin isteğiyle, benim de onayımla. Kızcağız zor bir dönemden geçiyor, tek başına dardıra düştü, dedi annem, sonra da bana kızmaya başladı: Hiç haber vermeden eve gelinmez, ayıp!

Buyurun buradan yakın: Kendi evime misafirliğe geliyormuşum. Ben, kirada oturup banka borcuna tapu taksitleri öderken, benim evimde Mehmet ve kızıyla torunu paşa keyfi yaşıyor. Herkes, hayatım boyunca çalış, borcunu öde, onlar gelsin benim odama taşınsınlar. Oh ne âlâ!

Alev alev oldum tabi. Üstüne annem iyice köpürttü. Eve dönünce Ayşeni odasına kapattı, beni de aldı hadi davranışlarını konuşalım diye odaya çekti. Şoklardayım.

Ayşen buradayken Başka konu açmak yok, dedi. Kesin ve net.

Mehmetin eski ailesine bıraktığı evi sordum.

Orası seni ilgilendirmez, deyip kapattı mevzuyu annem.

İnsaf, diyemedim! Beni ilgilendirmez mi? Kendi odamda yabancı biri çocuk büyütüyor!

Annemle günün sonunda kavgamız büyük oldu. Ya Ayşen gider, ya kocamı da alıp gelirim bu eve dedim. Annem tehdit etti: Bütün hakkımı Mehmete devrederim, uslu dur, başına iş açma. Yolda Mehmeti aradım, adamın cevabı da şu: Kim isterse o yaşar bu evde, sana ne? Vay anasını.

Eşim dedi ki, Boşver, takma kafana. Zaten kendimize ev tuttuk, çocuk yakında okula başlayacak, bırak gitsin. Sıkıntıyı büyütme. Ama ben yanıyorum. Öz annem, bana sormadan, üvey babamın kızını kapıp getirmiş, kucağında torunu, kendi evimde tapu borcunu ben ödüyorum. Annem aradı bir süre sonra, Bir torunumu göreyim, diye. Ben de Git yeni torununla vakit geçir, Ayşenin çocuğuyla Bana ne, dedim. O da bana akıllı ol dedi, özür bekliyorum.

Vay be Hem ben özür dileyeceğim! Neymiş o? Ortak olduğumuz evin tek yöneticisi o mu? Halbuki üvey babamın kızı benim odamda kalıyor! Ben de kızdım, Bari bir duvar çekelim, oda bölelim, dedim. Sonra Ayşen aradı, Rahatsızsan giderim, huzurunuz kaçmasın, dedi. Ama inanmıyorum, bu kadar saf olmadığını düşünüyorum. Zaten annem niye tapuyu Mehmete bırakma derdinde, akıl mantık işi değil. Ayşenin amacı belli. Valla bilmiyorum, bu işten nasıl çıkılır? Hiç hoşuma gitmiyor. Sanki Mehmet plan yaptı, annemle evi ayarlayıp kızını da yerleştirdi; annemi kazıklamaya çalışıyorlar gibime geliyor.

Ne yapsam? Annemi hem koruyup hem de kendimi garantiye almam lazım. Tapu paylaşımı? Satıp ikiye bölüp, anneme küçük bir daire mi alsam? Yoksa tak diye gidip kendi hakkıma yerleşip Ayşeni kapı dışarı mı etsem, Mehmeti de köşesine mi oturtsam, bilmiyorum. Türk usulü aile dramı bu işte: Herkes birbirinin göz hakkına göz dikmiş, ortada kalan ben olmuşum.

Rate article
Lifequest
Üvey babam, üvey kızını ve torununu bana ve anneme getirdi.