Çocukluğumdan beri Ademi tanırım. Aynı mahallede otururduk, haliyle de arkadaş olmuştuk. Liseye geçince kendi arkadaş grubumuzla toplanıp Ankaranın Kızılayında dolaşır ya da parkta bir banka otururduk. Kızlarla olan ilişkilerimizi pek ciddiye almazdık. Aslında daha çok arkadaşlarımızın tepkisini düşünürdük: onların önünde rezil olmak istemezdik.
Sonra askere gittim, Adem ise bir şekilde gitmemeyi başardı. Askerden dönünce hemen bir iş buldum, ardından evlendim. Eşimle on yıl aynı evde yaşadık ve iki çocuğumuz oldu. Ama zaman geçtikçe, aramızda tamamen yabancılaşmaya başladık. Sürekli tartışıyorduk ve sonunda artık beraber yaşamamamız gerektiğine karar verdik. Yakında boşandık.
Boşandıktan iki yıl sonra, tesadüfen Ademle karşılaştım. Üzerinden on iki yıl geçmişti ve Ademin epey kilo aldığını fark ettim.
Bir kafeye oturduk ve sohbet etmeye başladık. Meğerse Adem de boşanmıştı ve o da yeni birini arıyormuş. Üzerinden bir yıl geçti. Ben bir kadınla tanıştım, evlendik. Yine tesadüfen Ademle karşılaştım; o da artık hayatına yeni birini almıştı. Fakat eşini pek sevemedim. Oldukça kilolu bir kadındı.
Nesi hoşuna gidiyor bu kadının? diye sordum.
Adem, çok iyi bir temizlikçi ve müthiş yemek yaptığını söyledi.
Bir de huzur veriyor bana! Rahat rahat bira içip futbol izleyebiliyorum, arkadaşlarla dışarı çıkabiliyorum. Tam anlamıyla hayalimdeki kadın; bana hiçbir şey yasaklamıyor, dedi.
Bunu duyunca hayret ettim. Çünkü benim için birlikte olduğum kadın bambaşka bir anlam taşıyor. Tabii ki güzel yemek pişirmesi ve evi temiz tutması da önemli, ama benim için en önemlisi birbirimizi sevmemiz.
Kimi insanlar için temizlik ve güzel yemek daha ön planda olabiliyor. Oysa ben, hayatımdaki kadınla aynı frekansta olmak, bir bütün gibi hissetmek istiyorum. Birbirimize saygımız ve anlayışımız olmalı. Bir çiftin ortak ilgilerinin olması güzel bir şey. Beraber yemek yapıp evi toparlamak bana mutluluk veriyor. Eşimle sık sık böyleyiz.
İki insan, aynı bisiklete binip aynı yöne pedal çevirirse, sonuna kadar birlikte gidebilme şansı çok daha yüksek olur.
Siz ne düşünüyorsunuz, bana katılıyor musunuz?




