Böylesi daha kolaydı! Komşum bahçemi kullanmak için kendi evinin bahçesinin çitini yıktı.

Evimde yirmi yılı aşkın süredir yaşıyorum, yan komşum ise bundan biraz daha kısa bir süredir burada. O evi inşa etmeye başladığında ben iç dekorasyon işlerine geçmiştim.

Komşumla birbirimizi gayet iyi tanıyoruz, sık sık haberleştik, arada birbirimizi ziyaret ettik; fakat aramızda çok yakın bir dostluk olmadı hiç.

O yıl kış aylarında sağlık problemlerim yüzünden bir süre kızımın yanında kaldım, evde yalnız başıma idare etmek bana zor geldi. Havalar ısınınca, baharda eve dönmeyi planladım.

Nihayet nisan sonunda, karlar tamamen eriyince geri döndüm. Eve girerken bir tedirginlik içindeydim ama işler yolundaydı. Hemen ön bahçeyle ve ufak sebze bahçemle ilgilenmeye başladım. Her şeyi toparladım.

İki küçük seram var. Birine salatalık ve biber ektim, üçüncü seraya domates diktim.

Şeritlerde ise çilek, havuç, soğan ve dereotu yetiştiriyorum. Komşunun bahçesiyle aramda olan tahta çitin boyunca da siyah frenk üzümü ve kuş üzümü çalıları var. Böyle çalışmak tabi ki dikkat çekiyor. Yine sağlığımda bir problem yaşadım, kızım beni İstanbula götürdü ve yazı bir ay boyunca bir kaplıcada geçirdim.

Sonunda, eylül ayında kendimi toparladım. Kendi evime geri döndüm. Bahçeme gittim ve gördüm ki, komşumla aramızdaki tahta çit sanki birisinin rahatça geçebilmesi için kırılmış. Komşumun tarafından benim sebze bahçesine geçmek mümkün olmuş.

Seralarımın ve sebze yataklarımın kullanıldığını anlamak hiç zor değildi. Komşumun telefon numarası bende vardı, onun da bende; ama izin istemek gibi bir zahmete girmemiş.

Tabii bu durum canımı sıkmadı desem yalan olur. Komşuma neden çitin kırıldığını sordum. O da, benim bahçemin üzerinden geçmenin kendi bahçesine gitmekten daha kolay olduğunu, böyle olunca seraların ve yatakların ona yakın olduğunu söyledi. Ben de hoşnutsuzluğumu belirttim; o ise çok sakin karşıladı. Komşuma, izinsiz kimsenin bahçeme girmesinin kabul edilemez olduğunu net bir şekilde anlattım.

Ayrıca, kırılan çit kısmını kendi elleriyle eski haline getirmesini rica ettim. Ve üstüne, ürünü benimle paylaşmasının iyi olacağını da ekledim. Ürüne ihtiyacım yoktu aslında; amacım, komşuma unutmayacağı küçük bir ders vermekti.

Bu olaydan öğrendiğim şey şu oldu: Komşuluk ilişkilerinde sınırların ve saygının önemi çok büyük. İnsan hem hakkını korumayı, hem de nezaketle davranmayı bilmeli.

Rate article
Lifequest
Böylesi daha kolaydı! Komşum bahçemi kullanmak için kendi evinin bahçesinin çitini yıktı.