Oğlum, sadece üç gün önce tanıştığı yeni bir kızla evleneceğini aniden açıkladı.

Bugün akşam yemeğinde kararımı açıkladım: Ben evleneceğim, dedim.

Babam hafifçe güldü, annem ise birden durdu ve şaşkınlıkla bana baktı.

Ne diyorsun oğlum? Kiminle evleneceksin? diye sordu kafası karışmış bir şekilde.

Yeni biriyle tanıştım. O kadar güzel, o kadar akıllı, o kadar etkileyici ki dedim, başımı elimle destekleyerek daldım hayallere.

Onun yüzünden yemek yemek istemiyor, hiçbir şeye odaklanamıyordum.

Peki kız bunu biliyor mu? dedi babam, gülüşünü gizlemeye çalışarak.

Evet Bugün ona söyledim, beni kırmadı, sadece bir evi olmamı istediğini söyledi.

Peki bizim bir dairemiz var mı? diye sordu annem, şaşkın halde.

Elbette var. Zaten biz bir apartmanda yaşıyoruz. Babamın bir arabası var, ona da söz verdim; düğün günü arabayı ödünç alacağım dedim

Babam başını salladı, sanki arabasını vermeye niyeti olmadığını belli ediyordu.

Peki, kız nasıl biri? İyi bir gelin mi olur? Annem iyice sohbete daldı.

Evet, çok tatlı ve konuşması çok güzel, dedim heyecanla.

Annem gülmesini tutamayıp tabağımı gösterdi, Sen hiçbir şey yemiyorsun.

Bırak onu, sürekli düğünü düşünüyor, diye şakalaştı babam. Ama sana bir şey söyleyeyim: Matematik ve Türkçe notlarını göstermeden evlenmek yok!

Babamın sözleriyle donakaldım. Bütün gün sadece o kızı düşünmüştüm, ödevimi yapmamıştım, Türkçeden aldığım yazılı notum çok kötüydü çünkü yine tüm dikkatim o yeni kızdaydı. Sınıftaki en güzel kızdı, herkes ona hayrandı. Ben de tüm enerjimi onun kalbini kazanmaya harcamıştım, derslerime değil.

Babaaa! diye sitem ettim.

Yemeğini bitirdin, şimdi ödevlerinin başına. Ne düğünü, ne ev, ne araba; dört ve üzerinde notlarını gördüğümde konuşuruz.

İçim buruk, masadan kalktım ve odama gittim.

Ah, beşinci sınıf öğrencileri böyle işte, diye içini çekti annem.

Babam da ona katıldı: Doğru diyorsunOdama geçip masama oturdum, defterimi açtım. Kalemim elimde bütün rakamlar bana eski günlerden birer hatıra gibi bakıyordu. Matematik kitabının kenarına, büyük harflerle onun ismini yazdım. Bütün ödevin arasından sanki gülümsüyordu bana, sanki Çabala, başar. Belki bir gün düğün olur, diyordu.

İçimde hem matematik korkusu hem tatlı bir umut vardı. O gece dört ve üzeri notlar hayal ettim, babamın arabasında düğün smileyleri, annemin tebrik öpücüğü Her bir problem çözdükçe ona biraz daha yaklaşıyordum. Kim bilir belki bir gün gerçekten olurdu; ama bugünkü davetliler yalnızca kitaplar, kalemler ve düşlerimdi.

Ve o düşlerle, masanın başında, beşinci sınıf ödevlerinin arasında, sessiz bir gülümsemeyle geceyi tamamladım.

Rate article
Lifequest
Oğlum, sadece üç gün önce tanıştığı yeni bir kızla evleneceğini aniden açıkladı.