Hatice, yıllar önce ortak arkadaşlarının düğününde eşiyle tanışmıştı. Göz göze geldikleri o ilk anda birbirlerine gönül vermişler, bütün geceyi birlikte geçirmişlerdi. İlişkileri hızla ilerledi; birkaç ay sonra evlenip aynı eve taşındılar. Bir süre geçince Hatice hamile olduğunu öğrendi. O dönem ultrason yaptıramadı; hep bir aksilik çıkıyordu bazen hastaydı, bazen işten izin alamıyordu, bazen başka bir sebep ortaya çıkıyordu.
Doğrusu, hamileliği kolay geçmedi. Hatice çabuk yoruluyor, sürekli midesi bulanıyor ve belinden rahatsızlık duyuyordu. Karnı büyüdükçe, uzun süre ayakta kalamaz olmuştu, çoğunlukla uzanmak zorunda kalıyordu. Doğumdan önceki son ay hiç dışarı çıkmamıştı. Eşi ona sahip çıkıyor, sevgisini gösteriyordu ama işi gereği çoğu zamanı dışarıda geçiriyordu.
Haticenin doğumu beklenenden erken başladı. Doktorlar başından hiç ayrılmadı. Üçüz bebekleri, birer birer dünyaya geldi: İki kız ve bir erkek. Hatice şaşkınlıktan ne yapacağını bilemedi. Eşi odaya girince, gözlerine inanamamıştı. Bir anda üç çocuk babası olmuştu.
Hatice hastanedeyken, eşi bebekler için beşikler aldı. Evde yer dardı; tek odalı bir apartman dairesinde yaşıyorlardı. Dönebilecek başka bir yerleri yoktu. Sonra günlük telaşlar başladı; uykusuz geceler, hastalıklar… Eşi hep hayal ederdi, her şey eskisi gibi olacak diye. Mutlu ve kaygısız bir aşk, romantik akşamlar, gece sohbetleri… Ama hayat hiç öyle olmadı.
Hatice çocuklarla baş etmeye çalışıyordu; eşine ayıracak vakti kalmamıştı. Sonunda eşinin sabrı tükendi. Bir sabah işe gidip bir daha dönmedi.
Hatice her yere telefon açtı; hastaneye, polise, arkadaşlara… Hiçbirinden sonuç alamadı. Meğerse eşi, çocuklarına ve ona dayanamamış, kaçıp gitmişti.
O zaman Hatice, güçlü olması gerektiğini anladı. Artık sorumluluğu onun üzerindeydi. Annesi yanına taşındı ve çocuklarda ona yardım etti. Birlikte çocukları büyüttüler; kolay değildi. Çocuklar iki yaşına gelene kadar Hatice onlarla kaldı. Anneden kalan emekli maaşı ve çocukların yardımlarıyla geçindiler.
Bir gün, evlerinin yakınında yeni bir alışveriş merkezi açıldı. Hatice orada işe başladı. İşinde çok titizdi; üç çocuğu olmasına rağmen onu işe aldılar.
O günden sonra hayatları kolaylaşmaya başladı. Sonra Hatice bir bakıcı tutacak kadar para kazandı; annesi de rahatladı. Birkaç yıl geçince Hatice terfi etti. Artık bakımlı, güzel ve güçlü bir kadın olmuştu. Eski eşi, Haticenin memleketine gelip ailesini ziyaret ettiğinde, onu öyle gördü.
Eski eşi çocuklarını görmek için geldi ve Haticeye davranışları için af diledi, ikinci bir şans istedi. Hatice ona baktı ve bir şeyi fark etti bu adamla asla tekrar birlikte olmayacaktı. Duyguları çoktan bitmişti. Bunu ona açıkça söyledi. Eski eşi gidince rahatladı. Geçmişi nihayet geride bırakmıştı. Gelecek ise hâlâ önlerindeydi.




