Valentina işe giderken birden evde telefonunu unuttuğunu fark etti. Geri dönmeye karar verdi, asansöre bindi ve…

Bir zamanlar, yıllar yıllar önce, Sema sabah erkenden işe yetişmek için koştururken birden evde telefonunu unuttuğunu fark etmişti. Apartmandan yeni çıkmıştı ki aklına geldi; hemen geri dönmeye karar verdi. Sekizinci kata çıkan asansöre bindi ama talih bu ya, asansör tam sekizinci katta arıza yaptı, Sema içeride mahsur kaldı.

Dışarıda kimse yok gibiydi, derken koridordan kocasının sesi geldi. Cengiz, koridorda biriyle sohbet ediyordu. Yanındaki kadın, apartmandan komşuları olan Zeliha Hanımdı.

Canım Zeliham, dedi Cengiz yumuşacık bir sesle. Sensiz geçen her anım eksik, seni tekrar göreceğim anı sabırsızlıkla bekliyorum.

Zeliha hafifçe gülerek cevap verdi:

Bu akşam birlikte olacağız. On, on buçuk gibi uğra, kapıyı aralık bırakırım.

Kocan yine gece mesaisinde mi?

Evet, dedi Zeliha, sesi iyice alçaldı. Bu hafta hep gece çalışacak. Dokuzu biraz geçe çıkar, sabah döner. Acele edelim, birazdan eve gelir zaten.

Cengiz huzursuzlanarak söylendi:

Neden bu asansör böyle oyalanıyor ki?

Dörtlü beşli konuşmadan sonra, asansörün arızalandığını anlamış olsalar gerek, merdivenden inmeye karar verdiler.

Cengiz ve Zelihanın konuşması sırasında, güzel sözler, buluşma heyecanı ve Semanın adı da geçmişti. Sema önce duyduklarına inanamadı ama Zeliha; Cengizin adını açıkça söylemiş, Cengiz de Semadan söz etmişti. Artık şüphesi kalmamıştı: Kocası, apartmandaki komşuları Zeliha ile gizli bir hayat kurmuştu. Üstelik Zeliha, sekizinci katta, neredeyse kapı komşusuydu.

Sema kızgınlıkla kendi kendine söylendi:

Demek hep akşamları biraz hava alacağım diye çıktığında, bu yüzdenmiş İyi ki şimdi her şeyi öğrendim. Ona öyle bir ders vereceğim ki ömrü boyunca unutamaz!

Bir müddet sonra teknik servis gelip asansörü açtı. Sema kafasında ince ince bir plan kurmuştu bile.

O akşam saatler on civarı olunca Cengiz, her zamanki gibi Bir saatliğine dışarı çıkıp yürüyüş yapacağım diye hazırlanıp kapıya geldi.

Semacığım, ben biraz hava almaya çıkıyorum, bir saat yokum.

Dışarıda yağmur var, Cengiz, dedi Sema şaşkınca.

Yağmur mu var?

Çıkmasan daha iyi olur, balkonda aç pencereyi, oradan alırsın havanı.

Balkon yetmez ki. Yürümem lazım, hareketsiz kalırsam kalbime iyi gelmiyor. Balkonun bir ucu bir ucunu tutmaz zaten.

Ama yağmur yağıyor?

Şemsiyemi alırım. Hem gece yürümek hoşuma gidiyor, ıslanmayacağım.

Bilirsin, uyarımı yaptım ama gitmesen daha iyi olurdu.

Boş ver Sema, öyle hurafelere inanmam, bir şey olmaz. Bir buçuk saate gelirim.

Cengiz çıktıktan yalnızca yarım saat sonra, üstelik üstü başı perişan biçimde kapıya geldi. Zile bastı, Sema zinciri açmadan seslendi:

Şemsiyen nerede? Üstüb başın neden böyle? Kabanın, ceketinin, ayakkabıların nerede?

Dışarıda bir grup genç önüme çıktı, Sema! Her şeyimi aldılar. Ayakkabılarıma kadar Ne olur kapıyı aç, donuyorum!

Senin eşyalarını ben topladım, dedi Sema, sesi sakin ama soğuktu. Çöp boşaltma yerinin yanında, alırsın. Zelihaya da selamımı söylersin.

Hangi Zeliha?

Sekizinci kattaki Zelihadan bahsediyorum.

Sema kapıyı usulca kapattı ve televizyonun karşısına geçti. Düşündü: İyi ki çocuklarımız büyüdü ve evden ayrıldılar, böyle rezilliği görmediler.

Cengiz, çöp boşaltma yerine gidip, Semanın hazırladığı bavulu alıp giyindi. Ardından dışarı çıkıp taksi çağırmak istedi. Fakat, tam o sırada fark etti ki, telefonu Zelihanın evinde kalmış. Geri dönüp Semadan telefon istemek niyetiyle tekrar yukarı çıktı, ama bu defa da asansörde mahsur kaldı. Çünkü apartmanda elektrikler gitmişti.

Cengiz de, tıpkı Sema gibi, sekizinci katta asansörde mahsur kalmıştı.

Elektrikler tekrar geldiğinde Cengiz, pijama ve bavuluyla dışarı çıktı. Fakat kapının anahtarı yoktu, çünkü ev Semanın üzerine kayıtlıydı.

Cengiz, inmek için bu kez merdivenleri tercih etti. Sekizinci katta Zelihayı da elinde valiziyle, asansör beklerken buldu.

Telefonum sende mi kaldı acaba? diye sordu Cengiz.

Evet, dedi Zeliha, sesi titrek. Eşyaların da bende.

İyi, dedi Cengiz.

Sonra beraber asansöre bindiler. Fakat her biri çağırdığı taksiyle farklı yönlere gitti. O gece şehirde iki ayrı insan, hayattan dersini almış olarak yeni bir sabaha ilerledi. O günden sonra ne Semanın kapısı, ne de Cengizin kalbi o eski huzuru bulabildi. Artık her şey geride kalmış, hayatın acı bir hatırasına dönüşmüştü.

Rate article
Lifequest
Valentina işe giderken birden evde telefonunu unuttuğunu fark etti. Geri dönmeye karar verdi, asansöre bindi ve…